pazartesi sendromu nedir örnekleri komik

1

Pazartesi sendromu nedir diyenlere ilk örneğimiz: Nihat, belediye temizlik işlerinde uygulama personeli olarak hayatını sürdürürken, bir yuva kurmayı da düşünmektedir. Pazar akşamı mahallede çok beğendiği Ayşe’yi istemesi için annesini gönderdiğinde aldığı cevap “Bizim çöpçüye verecek kızımız yok” olur. 

Sabah işe çıktığında aniden bu cümle aklına gelir.

2

Ofisin ortak yazıcısından bir türlü çıktı alamamaktadır Hulusi. Baktığında kartuşların sıkışmış olduğunu anlar. Düzeltmeye uğraşırken elini sıkıştırınca canı çok yanar. Oysa aynı ofiste Ayşe’nin sadece kendi kullandığı yazıcısı vardır. Ayrıcalıklıdır çünkü patronla aşna fişne durumundadır. Ani bir kararla Ayşe’nin yazıcısını alır ve büyük yazıcının üzerine çarparak ikisini birden kullanılmaz hale getirir. Günlerden pazartesidir.

3

Depocu Şemsettin işe gireli daha 2 ay olmuştu. Muhasebeye çağrılıp işten çıkarıldığını söylerler. Oysaki hiç bir yanlış yapmamıştı. Yerine patronun dul komşusunun yeğeninin işe alınacağını öğrenince çılgına döner pazartesi sabahı pazartesi sabahı.

4

Niyazi yıllarını verdiği şirketin pazarlama departmanında pek çok güzel satışa imza atmış yetenekli bir pazarlamacıydı. Patronundan defalarca çağ dışı kalmış monitörünü değiştirmesi için ricada bulunmuştu. Öyle ya onca hizmeti geçmişti şirketine. Fakat patron öyle bir cimri ki; karnı acıkıp yemeğe para vermesin diye elinden gelse tuvalete bile gitmeyecek.

Niyazi, geçen pazartesi sabahı bu haksızlığa isyan eder.

5

8 ay önce eşinden ayrıldıktan sonra patronunun Ayten’e karşı tavırları çok değişmişti. Bahaneler uydurup sürekli odasına çağırıyor ve “ne kadar güzelsin, bir akşam yemeğe çıkıp sohbet edelim” deyip duruyordu.

Bardağı taşıran damla ise pazar akşamı saat 23.20’de “Benim olacaksın” yazılı bir sms alması oldu.

Uykusu kaçmıştı, uzun süre ne yapması gerektiğini düşünerek sabahladı.

Ertesi günü tam 09.20’de sinir krizine tutuldu.

6

Fotokopi makinesi teknisyeni Bahattin, bir günde yığınla arızaya koşup servis vermesine rağmen asgari ücret alıyor ve geçim sıkıntısı çekiyordu. İşini seviyor fakat bu kadar paraya bu iş yapılır mı diye düşününce öfke bütün benliğini sarıyordu. 

İki hafta önceki pazartesi sabahı yine bir arızaya gittiğinde bu düşünce onu bir ejderhaya dönüştürmüştü adeta.

7

Yılların televizyon teknisyeni Mehmet, iki gündür bilgisayarına format atmaya uğraşıyordu. “Bu kadar basit bir işlemi bile beceremiyorsam ben bu elektronik işini bırakırım ”  diyerek isyan ettiğinde; tesadüf bu ya bir pazartesi sabahıydı. 

8

Muhasebeci Emin, emekliliğine 8 ay kala, 20 yıldır çalıştığı şirketten, tazminatı verilmeden işten çıkarılacağını öğrendi. Tazminat kesintisine neden olan kabahati ise; pazartesi sabahı odasına giren bir fareyi bertaraf etmeye çalışırken sandalyesine çarpması sonucu duvardaki saatin kırılmasına neden olmaktı. 

Bu ise iş kanuna göre, “bir çalışanın iş yerini tahrip etmesi” maddesine giriyordu. 

9

Bir petrol istasyonunun muhasebe bölümüne katılan Şevki, defalarca iş değiştirmişti ve bütün iş yerlerinde hep masaüstü bilgisayarlarda çalışmıştı. 

Bu sefer önünde eski model bir dizüstü bilgisayar vardı ve bir türlü uyum sağlayamıyordu. Bir harici mouse bile takılı değildi ve kalın parmaklarıyla mousepad’i bir türlü kullanamıyordu.

Pazartesi sabahı, ofis çalışanlarından biri “Sen o kocaman parmaklarınla sebze halinde pırasa satarsın anca” deyince adeta kudurdu.

10

pazartesi sendromu nedir örnekleri

Ekonomik kriz bahane edilip işten çıkarılınca web tasarım işini freelance olarak evinde sürdürmeye karar veren Hüsamettin evinde bir köşeciği çalışma ortamı olarak hazırlamak ister. Bir küçücük masası vardır ve başına ergonomik bir çalışma koltuğu almaya karar verir. Çünkü saatlerce oturacağı koltuğunun iyi olması sağlığı açısından önemlidir.

Moral motivasyonunu yüksek tutmak için pazar günü yürüyüşe çıktığı sırada açık olan ikinci el eşya dükkanına girer ve gözüne bir müdür koltuğu çarpar. taksi tutacak parası olmadığından yüklenir ve evine taşır. Akşam olmuş ve yorulmuştur. Yatıp uykuya dalar. 

Sabah bilgisayarının başına geçmek için aldığı koltuğa oturduğunda yayların bozuk olduğunu anlar.

11

Alptemoçin, bilgisayar donanım ve  onarım işleriyle uğraşmaktadır. Bazı müşterileri çok eski bilgisayarlarından bir türlü vazgeçmiyor ille de kullanmakta ısrarcı oluyorlar. Her ne kadar “Abi bundan hayır gelmez, uğraşmaya değmez, bunu satsan 50 liraya kimse almaz, en iyisi yeni bir pc al” dese de, ‘yok yok, sen bunu tamir et” cevabını alıyordu. 

Pazartesi sabah dükkanına geldiğinde günlerdir uğraşıp bir türlü çalıştıramadığı böyle bir bilgisayara ” ulan bela mısın sen ha söyle bela mısın” diye haykırarak saldırır. 

12

Çalıştığı faktöring şirketinde uzun zamandır müdür yardımcılığı pozisyonuna getirilmeyi bekliyordu Rahmi.

Çok başarılı işler çıkarmasına rağmen başına müdür yardımcısı olarak Şaziye’nin getirileceğini bir şekilde öğrenince çok ağrına gitti. Çünkü o kadın akşama kadar telefonda arkadaşlarıyla lak lak geçiyor, doğru dürüst bir iş kotardığına kimse şahit olmuyordu. 

Pazar gece yattığında sinirden uyuyamamıştı. Sabah iş yerindeyken artık frenleri tutmuyordu.

13

Dayak atılarak işten çıkarılan Şevki’nin yerine, petrol istasyonu muhasebe departmanında Naciye’yi işe almışlardı. 

“Önceki arkadaş niye işten ayrıldı” sorusuna aldığı cevap çok şaşırtmıştı onu. 

Pazartesi günü işe başladığında ise esasen mousepad’in arızalı olduğunu ve Şevki’nin haksız yere dövülerek işten kovulduğu gerçeğini kavrayınca sinirleri alt üst olur.

14

Aslında bilgisayarın sadece klavyesi bozuktu. Fakat pazar gecesi bir kaçamak yapayım düşüncesiyle birlikte olduğu hayat kadının alaycı ifadeleri içine oturmuştu. “İri yarı bedeninle çok tezat” sözü aklından çıkmıyordu. 

Sabah işe geldiğinde hayattan tüm hırsını almak zorundaydı.

Facebook Yorumları

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: